SİLİVRİ BÖLGESİ

03 Mart 2018 / ÇALIŞMA BÖLGELERİMİZ içinde yayınlandı
SİLİVRİ BÖLGESİ

Ulaşım
Silivri önemli karayollarının üzerinde bulunmanın yanında Türkiye'nin en büyük ticaret ve sanayi merkezlerinin girişinde olmanın avantajına sahiptir. Çevredeki büyük yerleşim ve sanayi merkezlerine modern otoyollarla bağlantılıdır.
Demiryolu ve denizyolu ulaşımından yeterince yararlanmamasına karşın, Silivri gelecekte bu üstünlüklerinden yararlanabilecek önemli bir merkez olma konumundadır. Bu coğrafi konum Silivri'ye ayrıcalık yaratmaktadır. Sirkeci-Çerkezköy demiryolu hattı üzerinden Silivri'nin Kurfallı, Çayırdere ve K. Sinekli köylerinde bulunan üç istasyon İstanbul ve Edirne yönüne yük ve yolcu ulaşımı sağlamaktadır.


Silivri Türkiye'de karayolu, demiryolu ve denizyolu alt yapısından yararlanabilecek ulaşım ağına sahip ender merkezlerden birisi konumundadır. Türkiye'yi Avrupa'ya bağlayan E-5 ve TEM(E-6) karayollarının üzerinde bulunması yanında Türkiye'nin en büyük ticaret merkezi İstanbul ve Kocaeli yarımadasının giriş noktası olma avantajlarına sahiptir.
Silivri'nin tüm yerleşim alanlarına ve yazlık sitelerine anayol bağlantıları asfalttır. Köyler birden fazla güzergah ile Silivri merkezine, kasabalarına ve komşu ilçe ile köylere bağlanmaktadır.
Ayrıca dış hat uçuşlarının bir bölümü ile charter seferlerinin Çorlu havaalanından yapılması Silivri için yeni fırsatları gündeme getirecektir.
Silivri'nin Burada Kurulmasının Coğrafi Nedenleri
İlçenin genel görünümü göz önüne alınacak olursa, Silivri’nin kuruluş ve gelişmesine sebep olan üç faktörü bulmak güç değildir: Bunlardan biri sahil,ikincisi kentin düşmanlardan korunma kolaylığı,üçüncüsü ise ovadır.


SAHİL:
Sahil kentin cephesinin bulunduğu yere uyan geniş bir girinti oluşturur.İlçe ilk defa denizden yüksekliği 56 m. olan bir falezin üzerinde,bu girintiye yakın,hakim bir yerde kurulmuştur.Bu girinti evvelce bugün olduğundan daha ileride,liman kurulmasına elverişli olup,sonradan deniz tarafından doldurulmuştur.Bu dolma olayı,girintinin doğu kısmında daha etkin olupbuna neden de güneybatıdan esen şiddetli lodoslardır.Sahil çok sığ olup fazla miktarda moloz birikmesine neden olmaktadır.Son zamanlarda yapılan yeni mendirek ve dalgakıranlar esaslı bir şekilde moloz birikimlerine engel olmaktadırlar.
Sahilden kentin genel görünüşüne bakılacak olursa,ilk göze çarpan manzara,yerleşimin sahil çizgisine paralel ve iç tarafı sahile bakan konkav bir şekilde kurulmuş olmasıdır.Kasabadan itibaren sahile doğru ve düz,geniş bir alan önceden deniz olup yine deniz tarafından doldurulmuştur.Şehrin bu kısmı denize doğru gelişmektedir.
KORUNMA KOLAYLIĞI:
İkinci faktör olarak,kentin korunma kolaylığına gelince:kent yer yer 56 m.ye kadar çıkan bir falez içine üç tarafı aşılmaz surlarla çevrili,dördüncü tarafı ise denizden çıkılması imkansız,ortalama 50 m. varan yükseklikte düz bir duvar gibi olan bir yer olarak kurulmuştur .kentin kurulduğu tarihlerde,o zamanın olanaklarıyla kente erişilemezdi .Düşmanlardan rahat korunabilmek için burası ideal bir yer olarak seçilmişti.


VERİMLİ OVASI:
Üçüncü faktör olarak ele aldığımız ova ise:Silivri etrafındaki arazi ve toprak ,tabiatın elverişli olması nedeniyle iki çeşit ziraate ve hayvancılığa elverişli idi.Burada hububat tarımı ve bağcılık,gerek Bizanslar ve gerekse Osmanlılar zamanında burada oturan Rumlar tarafından geniş ölçüde yapılırdı.Özellikle Rumlar ürettikleri şarapları bu liman yoluyla ihraç ederlerdi.Aynı şekilde hububat da büyük depolarda biriktirilir ve yine bu liman yoluyla etrafa gönderilirdi.Uzun süre birbirini tamamlayan bu üç faktörün ilk ikisi yavaş yavaş önemini kaybetmiştir.Esasen son yıllara kadar ihraç ürünleri deniz yoluyla taşınırken, 1872’de yapılan ve bölgenin kuzeyinden geçen demiryolu,1931’de yapılan,Londra Asfaltıda denilen,İstanbul-Edirneasfaltı ile 1957-59’da yapılan E-5 karayolu nedeniyle ve ulaşım araçlarının gelişip artmasıyla muntazam ve sık sık seferlerin yapılması limanın bütün işlerliğini ortadan kaldırmıştır.Buna rağmen bugün ulaşım bakımından işlerliğini kaybeden deniz,turizm bakımından çok daha büyük önem kazanmaktadır.
Ovaya gelince:Ova hiçbir zaman kıymetini kaybetmemişse de bağlar sökülerek tarla ve tarlalar da sahilde yazlık arsa olarak elden çıkarılmıştır.Bu gerilemeden hayvancılıkta kısmetini almış yavaş yavaş azalmaya başlamıştır.Bunun nedeni de meraların azalmasıdır.

YUKARI